Yaz geldi gelecek derken kendimizi sahillerde, havuz kenarlarında buluverdik bile! En azından tatil planları yapmaya başladık. Yazlık alışverişin en önemli parçası olan mayo ile ilgili endişeler de yeniden kendini gösterdi. Doğru mayoyu ya da bikiniyi seçerek kendimizi rahat ve güzel hissetmek elimizde. İşte işinize yarayacak bazı ipuçları...
Eğer arzu ettiğinizden küçük göğüsleriniz varsa, drapeli, orta kısımdan büklümlü, bürümcüklü mayo ya da bikiniler seçerek istediğiniz etkiyi yaratabilirsiniz. Dolgu pedli bikini üstleri de bu noktada yardımcınız olabilir. Pedlerin ıslandıkları zaman pot yapmayacak cinsten olduklarına emin olun. Kaliteli bir marka seçerseniz daha güvenli olur. Puanlı, desenli, bol renkli bir üst parça ile de aynı efekti yaratabilirsiniz. Alt kısımda tek renge yönelirseniz etkiyi daha da artırmış olursunuz. Bu arada unutmayın; özellikle bikinide çok havalı duran straplez modeller küçük göğüslerde çok daha hoş durur. Boyundan bağlamalı bikini üstleri de size çok yakışacaktır.
Durum bunun tersi ise, yani göğüslerinizi daha küçük göstermek istiyorsanız, yukarıda yazdıklarımızın tersini uygulamanız yeterli olacaktır. Fazla oyuncaklı olmayan, düz dokulu kumaşlara yönelin. Minik desenli ya da düz renkli üstler sizin için idealdir. Koyu renkler bu etkiyi daha da güçlendirebilir. Straplez modellerden uzak durmanızda fayda var. Küçük üçgen bikini üstleri de sizin için uygun olmayacaktır. Desenli bir mayo ile dikkati göğüslerinizden uzaklaştırıp dağıtabilirsiniz. Boyundan bağlı bikini üstleri de size yakışacaktır.
Göbek kısmınızda fazlalık olduğunu düşünüyorsanız göğüs altından çapraz geçişli ve desenli bir mayo modeli ile dikkati buradan uzaklaştırabilirsiniz. Ancak tabii ki göbek kısmında yoğunlaşan desenler ilk seçiminiz olmamalı. Çok parlak renklere yönelmeyin. Bikini ve mayokini seçiminden şimdilik uzak durun. Karın kısmındaki ince drapeler de ters etki yaratarak işe yarayabilir.
Kalça kısmındaki fazlalıkları ortadan kaldırmak istiyorsanız alt kısmında kıvrımlar, büklümler, desenler olan modellerden kaçınmanızda fayda var. Bacak oyuğu çok alçak modellerden kaçınmalısınız. Göğüs kısmında desenler olan mayo veya bikiniler, dikkati o kısma çekerek gözleri kalçalardan uzaklaştırabilir. Alt kısımda koyu ve düz renklere yönelerek de istediğiniz etkiyi yaratabilirsiniz.
Boyuna çizgili giysilerin insanı daha ince gösterdiği bilinen bir gerçektir ve bu kural mayolar için de geçerlidir. Eğer istediğinizden zayıfsanız, o zaman da iri desenli, tek parça mayoları deneyebilirsiniz. Açık renklere yönelmek de bir çözümdür. Tam tersi de doğrudur: Koyu renk mayolarla olduğunuzdan daha zayıf görünürsünüz.
Eğer istediğiniz kadar kıvrımlı bir bedeniniz yoksa, son birkaç sezondur moda olan mayokinileri deneyebilirsiniz. Böylece vücudunuzu daha dolgun gösterebilirsiniz.
Sitemizde yer alan mayoları görmek için tıklayınız...
Eurovision 2009 Sonuçlandı... 16 Mayıs 2009, 00:07
Eurovision Şarkı Yarışması'nı kazanan ülke olan ve bu yarışmanın tarihinde şimdiye kadar ki en yüksek puanı alan Norveç, şarkıcısı Alexander Rybak ve onun şarkısı "Fairytale" ile 387 puanla birinci oldu. 218 puanla ikincisi İzlanda'dan Jóhanna Guðrún Jónsdóttir oldu. 207 puanla Aysel Temurzade üçüncü olan ülke komşumuz Azerbaycan'dı. Türkiye ise 177 puanla dördüncü oldu.
Sanat eleştirmenlerinin yaptığı yoruma göre sahne kırmızı tonları hakim olması, kırmızı kostüm giyen Hadise'yi geri planda bırakmış. Ek olarak rejinin kameraları yönlendirirken yeterli özeni göstermediği söyleniyor.
Elbette Norveç'in tarihin en yüksek puanını alması, bütün olumsuzluklara rağmen birinci olmamızı zorlayacaktı. Üstelik Hadise'nin, "ilk beşe girerim" hedefin ulaşmış olması yeterli bile sayılabilir. Ancak bu yıl eğilimin (trend) değişmesi önümüzdeki yıllarda farklı tarzda (concept) içeriklerin hazırlanması gerektiği ortaya çıkmıştır. Bunu birinci olan Norveç'in şarkıcısından ve genelde keman kullanımının sıklığından anlayabiliriz.
Yeni Kostümüyle Hadise, Yarı Finalde! 13 Mayıs 2009, 12:00
Bu yıl Moskova'da düzenlenen Eurovision Şarkı Yarışması 2009'da Türkiye'yi "Düm Tek Tek" isimli şarkısıyla temsil eden Hadise, dün kostümlü prova yapmıştı ve kırmızı rengi çok beğenilmişti.
Hadise’nin kostümü temel olarak iki parçadan oluşuyor. Göbeği açıkta bırakan ve dansöz kıyafetini andıran kostümde bir de altın kaplama kemer kullanılmış. Kostümün kumaşı İtalya'dan getirilirken isim olarak "Modern çağın dansöz kıyafeti" betimlemesi yapıldı. Hadise'nin ayakkabısı da Swarovski taşlarıyla süslendi. Kostüm, Türk asıllı Belçikalı stilist Mahmut Karadağ’ın imzasını taşıyor.
Geçen ay (Mart 2009) Paris'teydik: Milla Jovovich, bu öğleden sonra Christian Dior’da, güzelliğin gücünü paylaşan ve yan yana mutlu bir şekilde oturan Charlize Theron ve Bernard Arnault tam karşısında zarifçe ön sıraya ilişti. Westwood’da, ön sırada, seçilmiş ve gergin bir havada, bir bale kostümü ile üzerinde “artı beş derece“ yazan bir T-shirt içinde 'catwalk'ta uzun adımlar atan Pamela Anderson’un gölgesinde kalmış Beth Ditto, Peaches Geldof ve Georgia Jagger oturmaktaydı. Bayan Anderson neşeyle ve memnuniyetle çığlık atarak gösteri sona ererken Dame Vivienne ‘e selam vermesi için yol gösterdi.
Müthiş demekten başka dün gerçekleşen Paris Moda Haftasını anlatmanın bir yolu yok.bazı tasarımcılar ellerinden gelenin en iyisini yaptılar (her zaman etkileyici), bazı tasarımcılar yapabileceklerini düşünmediğimiz şeyleri yaptılar (mükemmel) ve bazıları her ikisini birden yaptılar.İster klasik anlamda en iyi ister şok edici yeni bir yön olsun, romantizm şehrine aşık olduk.
Sahnede, ilk önce,bildiğinden şaşmayan Rick Owens’ın sanki iyilik kötülüğe karşı bir zafer kazanmış gibi baştan ayağa siyah ve sonra baştan ayağa beyaz renkte ustalıkla oluşturulmuş tüyleri ve ince drapeli örgüleri göründü Yirmi beş tane baştan ayağa beyaz görüntüden sonra, kar körlüğü başladı ve yeni bir şeyler olmasını diledik. Balmain’de tam tersi geçerliydi; omuzlar hala yolu gösteriyordu- ve deri ağırlıklı mücevherle kaplanmış, rocktan ilham alan koleksiyon bizi Decamin’in işe yarayan şeyleri yaptığına memnun olmamıza neden oldu. Nina Ricci’de Oliver Theyskens bize hem eski hem de yeni bir şeyler sunarak, mevsimler geçtikçe aynı genç havaya sahip ama palet daha koyu bir görünüş ve daha fazlasını sundu.
Bruno Pieters de keskin hatlı imzasını kullandı ama daha kadınsı bir estetikle- kadın formunun daha beğenilir şekliyle. Azzarro’da Vanessa Seward sadık takipçilerinin beklentilerinden çok fazla ayrılmadı ama koleksiyonda terziliğin önemini ortaya çıkardı (özellikle pantolonlarda) ve Azzaro elbiselerine cüretli sınırlar ekledi. Balenciaga’da Nicholas Ghesquiere geçen sezonun katı bir şekilde oluşturulmuş siluetini fırlatıp attı ve markaya yumuşak bir şekilde kıvrılan bir biçim getirdi. Muazzam bir şekilde Mısır tarzı kıvrımları olan etekler ve mükemmel istiridye paleti, siyah, gece mavisi ve tozpembe bizi çok ama çok memnun etti. Muhteşemdi.
Eğer üç hafta süren arka arkaya moda gösterileri üç farklı şehirde olsaydı bir milyon öpücük ve üç farklı otel odası herkesi bizim bunu kendimize neden yaptığımızı merak ederdi. Dior bunun cevabı.
PeTA protestocularını tarafından kovalanarak Tuilleries çadırlarını tıkıştırdık–sadece orada bulunan başka herkesin kürk giydiği gerçeği ile kendimizi avuttuk.Charlize Theron, Eva Gren ve Milla Jojovich celebrity (ünlü kişi) standartlarını belirlemişti, altın renginin modellerin yanakları ve gözlerine altın dokunuşu vermesi - ve Galliano’nun Midas dokunuşuna sahip olduğu gerçeği gibi.
Geçmişte, fazladan bir şeyler, giyilemez giysiler yaratması ve bu tonu azaltmak için fazla giydirme nedeniyle çok fazla eleştirilirdi. Bugün, geçmişte yaptıklarından daha uzmanca sunulmuş güzel fikirler sergiledi-detayları çok güzel ve oldukça giyilebilir. Siyah ve beyaz karıştırılmış şevron baskılar, koyu tonlarına rağmen, nefis bir şekilde etek ucunda bir araya toplanmış lale etekler takım elbiselere gençlik katmıştı. Kürk yaka ve kol manşetler bazıları dirseğin yarısına kadar, daha bir lüks umursamazlık katmıştı.
Çiçekli gri tonları şatafatlı mor üzerine siyah brokar ve sonra boyundan itibaren bol ve buna uygun kabarık kolları olan nervürlü ipek kırmızı takım ve paltolar; bu dünyanın her yerinde her yaştan insanın giyebileceği bir modadır-tek ortak payda her zaman bol bol paradır.
Şifon üzerine ince şal deseni baskılı, belden büzgülü elbiselerin dinlendirici bir romantizmi vardı, diğer taraftan Galliano’nun uluslar arası görsel iştahı dekolteden dökülen İran boncukları ve fermuarları ortada olmayan ve başta siperli kasketler ile uyumlu Oryantal ceketler anlamına gelmekteydi.
Eğer şapkalar çıkarılsaydı, kızların saçları yirmilerin tarzındaki kaskların içindeki gibi yüzlerce tel toka ile tutturulmuş olurdu- bu tema aynı yıllardan ilham alan parlak, boncuklu, altın, şeftali, turuncu, türkuaz veya kırmızı şifon elbiseler geliştirmiştir. Kat kat, başlıklı cübbeleri olan veya belden büzgülü veya göğüsler arasından bağlanmış elbiseler–Gallianoda olduğu gibi, hiçbir detay atlanmamış. Harika bir hareket kabiliyetine sahip ve ilk giyenlerin giymek için cazip bulduğu neredeyse ayak bileğine kadar düşük ağlı olan pantolonlar. Ve sonra, asıl olay; ışıklar söner, müzik durur ve sonra birden daha güçlü çalmaya başlar ve Galliano büyük usta modunda suratı asık ve modellerinden daha iyi bir çalımla, catwalkun başından sonuna kadar sahnede görünür ve sonra tüm geri dönüş yolu boyunca büyük kıvrımlı kuyruklar ve kırmızı patentli topukları ile gider.